bergen

şarkıcı.
geçen gün bindiğim takside farkettim ki, arabesk radyo yayın dünyasında, babaların (ferdi,müslüm,orhan) yanında kendine bergen abla olarak yer bulmuş..
"sıradaki şarkı bergen ablamızdan geliyor, yürü be bergen abla" gibisinden bir anons yapmıştı zat-ı dj.

semiha yanki

kadın.
ramazan ayı için nurhan damcıoğlu neyse, eurovizyon (örovizyon, yuruvizyon) için semiha yankı odur.
bu kadınla bir gün karşılaşıp görmezlikten gelmezsem, senede bir kez, bir şarkıyla hatırlanıp nasıl oluyor da yıllardır müzik piyasasındaymışsınız havaları yaratabiliyorsunuz diye sormak isterim.

kendi vucudundan cikan seyden igrenmek

bok olur, osuruk olur, sümük olur, ne bileyim patlayan bir sivilce olur, bu tarz vücut üretimlerinden kişinin iğrenmesi.
halbuki çoğu senin yediğin/içtiğin ile alakalı..
saçma sapan şeyleri yediğinde vücudunun verdiği tepki bunlar halbuki.
hepsi senin iyiliğin için..
sev onları..kokla..içine çek..

yaslanmak

bir zamanlar playstation oynamak için evine gelen arkadaşlarının, artık yanında bir kadın ve bir çocuk ile gelmeleri, çocuklar rahat bırakmıyor diye playstation oynayamamak, karı kız muhabbeti yerine, çocuk, mama ve uykusuzluk muhabbeti yapmak..
vay lan. vay lan dın.

ebru polat

"biz üç kisi daha çok mutluyduk; ben, keyfim ve de kahyası" gibi bir sözü icinde barındıran sarkiyla, son yıllarda dünya müzik piyasasının gözünü alamadığı turk pop müzik dunyasina, yeniden hızlı bir giriş yapmış olan şarkıcı..

sozluk yazarlarinin su an dinledigi sarkilar

fatmagul'un sucu ne - di di di di di di dit

diego forlan

dur bakayım; bu, beşiktaş'in görüşmelere başladık dediği ve mayıs sonu imza atacağı söylenen forlan sanırım..
ve artık beşiktaş'lilarin, yaşlı falan diye bok atacağı forlan..
ama yine de imza atmadan sevinmemek lazım.. (smile burada bir yerdeydi)

reyes forlan ujfalusi nin galatasaray a transferi

an itibariyle henüz resmi olarak sonuçlanmamış transfer..
helecani bir kenara bırakırsak;
galatasaray kulüple anlaşmış ama futbolcularla anlaşıp anlasmadigi konusunda bilgi yok.. ya futbolcu istemezse? (ağzımdan yel alsin)

bunlari telefonda konusmayalim

okyanus ötesinden gelen sisli ve yağışlı havanın etkisiyle, yurt genelinde artış gösteren telefon dinlemelerini göz önüne alarak, temkinli hareket eden insan söylemi..
yasadışı bir şey yapmıyor olsa bile, kuracağı cümlelerin yanlış anlaşılmasından cekinmektedir o insan.. telefonda seks bile yapamamaktadir..
polyanna'ya göre bu korku, insanları yuzyuze görüşmeye iterek, insan iliskilerini gelişimine, sevgi ve enerji paylaşımına katkı sagliyormus..

ozun onceligi

bir işlemin seklinden cok özünün önemli olduğunu anlatan kavram..
bu kavrama verilebilecek en iyi ornek çektir..
kanunda çekin goruldugunde odenen bir belge oldugundan ve vade uygulanmayacagindan bahseder.. vadeli olanı senettir der aynı kanun.. ama gelin görün ki gundelik yasam ve bankacılık sisteminde cek vadeli kullanılan bir belge seklini almıştır.. bu nedenle, özün önceliği kavramı gereği, işletmeler verdikleri ve aldıkları vadeli cekleri kayıtlarına alırken senet olarak değerlendirmeli der..
çünkü şekil olarak cek olsa da özünde senettir..

oturulan yerden kalkarken pantolonu yukari cekmek

vücutta, çatal diye tabir edilen bölgelerden, aşağı tarafta olanının, milletin göz hizmetine sunulmasını engellemek için yapılan harekettir.. tecrubeyle kazanılan bir alışkanlık olup, bakışları gotten uzak tutmada yardımcı olur..
bu hareketi yapmayi unutanlar olduğu gibi umursamayanlar da vardır..

12 haziran 2011 genel secimleri

akp'nin her iki seçmenden birinin, bir başka deyişle her 33.458 seçmenin 16.729'unun oyunu olarak birinci parti olduğu secim..
ama bu secimin asıl kazananı tv'lerdir.. çünkü özellikle akp ve chp'nin uzun reklam filmleri sayesinde voleyi vurdular.. "haydi bi'daha, bi'daha bi'daha" dedikce coştu banka hesapları..
bugünlerde gidip doğan yayın hissesi almak lazım.. bu reklamlar sayesinde ilk altı aylık mali tablolarinda güzel bir kar açıklarlar artık..
ne kadar kazandıklarını aşağı yukarı anlamak için gecen senenin ilk altı ayının mali tablolarını karşılaştırmak yeterli olacaktır..

kiz beklerken erkek dogurmak

hamile kadınların korkulu rüyası.. doktor her ultrason kontrolünde ısrarla kız dese bile mutlaka bir tanıdık, tanıdığın tanıdığı kız beklerken erkek dogurmustur..
eyvah! nasıl giydirecek o kadar pembe kıyafeti erkek cocuğa? ya o minik elbiseleri..?
olan yine babaya ve cüzdanına olur..

hamile

karnında canlı taşıyan kadın..
dahil oldugum yuzlerce kadın muhabbetinden duyduklarima ve zamanı beraber geçirdiğim onlarca hamile kadına bakarak soyleyebilirim ki; nerde bir hamile görsem sip diye karnındaki kız mı erkek mi anlayabiliyorum.. hamile kadın poposuyla birlikte yanlara doğru genişliyorsa bebek kız, popo fazla buyumuyor ve karnı sivriyse bebek erkek..
ultrasona o kadar para bayılmaya gerek yok..

zahid akman

eski rtük baskanı.. hakkinda devam eden deniz feneri davası varken, 2011 genel secimlerinde aday gosterilmemesine çok şaşırdım.. sonra şaşırdım diye kendime kızdım..dava süreci zaten istenildigi kadar yurumez hale getirilebiliyordu..

meydan sozluk futbol takimi

kaleci adaylığımın yani sıra, forma imalatına da talip oldugum takım..

basketbola ofsayt kuralinin getirilmesi

yüzlerce sayı atılmasının az da olsa önüne geçecek uygulama..
saçma gibi dursa da olmaz dememek lazım.. zira ulkemizdeki futbol seyircisinin basketbola dadanmasi gibi, futbol kökenli biri fiba yönetimini ele geçirebilir pek tabi..
hem dakikada onlarca sayı atılıyor olması hiç de zevkli değil.. düşünsenize, mac kıran kirana, son saniyeler, bir top kapma, fast break şansı, bir uzun top, seyirci gelecek smac için hazır ve bir düdük, ofsayt..
<bkz: ütopya>

meydan sozluk futbol takimi

muhtemelen dahil olmak isteyen sözlük yazarlarının yarısının oyun kurucu, diğer yarısının golcü olduğu takım..
benim sol dizde meniskus yirtigi var hacı.. şapkam ve eldivenlerimle kaleye gecerim..

casino

kumarhane..
türkiye'deki yasak nedeniyle, en yakın gidilecek olanı kıbrıs'ta.
casino öyle bir yer ki; bir sürü makine, her birinde 60 yaş üstü insanlar (çoğu kadın), yüksek tavanlı, kimse kafayı bulmasın diye içeri oksijen basılan bir mekan..
garson çağırmak için öpücük atmak gerekiyor (benim bulunduğum otelinki öyleydi).. hey, hop, pardon, demeyin bakmıyorlar.. illa öpücük olacak.. ya da oyun masalarında kurpiyerler zil çalacak..
ama en çok makinelere ve makinelerde oynayan insanlara takıldım ben..
çocukken atari salonlarında harçlıklarımızı bitiriyoruz diye kızan insanlar, yaşlanınca başka makinelerin başında ölüme biraz daha yaklaşıyorlar..
yürümekte bile zorlanan bu insanlara, sizin yaşınızdakiler hacca gidiyor teyzeee demek istedik ama saçma olduğundan vazgeçtik..

bakkal

gıda, temizlik vb. ürünleri satan, marketten küçük dükkanı işleten kişi..
birçok kişi, dükkana bakkal der ama, bakkal, oradaki amcadır..
hipermarket/bakkal karşılaştırmalarından uzak durarak;
bakkalların, yıllar boyunca yapmış oldukları finansal hatadan bahsetmek isterim..
o da; yaptıkları veresiye satış tahsilatları sonucu, paranın değer kaybını ve fiyatlardaki değişimi tahsilatlarına yansıtamamış olmaları..
şöyle ki;
bakkaldan yapılan veresiye alışverişte, bakkal, alışveriş tutarını deftere yazar.. ama bu parayı bir aydan aşağı tahsil ettiği görülmemiştir.. tahsilat süresi zarfında, fiyatlar artmış, toptancıya ödeme yapmıştır.. ama müşteri tahsilatını eski tutarlardan yapmış/yapacaktır..
bakkal defterine, fiyat yerine ürünleri yazmış olsa, fiyat değişimlerinin etkisini azaltmış olacaktı..
küçük bir çocukken bu fikrimi babama açıkladığımda, sakın bakkalın yanında söyleme bunu diye paylamıştı beni..